DOLAR 31,1736 0.07%
EURO 33,8253 -0.02%
ALTIN 2.034,030,06
BITCOIN 17833972,48%
Ankara
11°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

  • Oda Haber, Haber Oda
  • Gündem
  • CHP KURULTAYI SON DAKİKA: Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yeni genel başkanını seçiyor! CHP genel başkanı kim oldu?
214 okunma

CHP KURULTAYI SON DAKİKA: Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yeni genel başkanını seçiyor! CHP genel başkanı kim oldu?

CHP'de kurultay heyecanı yaşanıyor. Divan Başkanlığını Ekrem İmamoğlu'nun yaptığı, Genel başkanın belirleneceği kurultayda Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel yarışacak. Kurultay'da konuşan Kılıçdaroğlu, "Sırtımdaki hançerlerle seçime girmek zorunda kaldım. Ateşi ve ihaneti gördük" dedi. CHP lideri, "Seçim bitti, kazanamadık. Daha nefes almadan değişim söylemleri başladı. Değişim diyenler uzun süredir değişmeyenlerdir" ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu’nun “Sırtımdaki hançerlerle seçime girmek zorunda kaldım” sözlerine yanıt veren Örsan Öymen "13 yıldır girilen tüm seçimler kaybedildi. Hepsinde mi sırtınızdan hançerlendiniz?" diye sordu....

ABONE OL
4 Kasım 2023 21:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bugüne kadar 7 genel başkanın görev yaptığı CHP’de 1368 kurultay delegesi, yeni genel başkanı belirlemek için sandık başına gidiyor. CHP’nin bugün ve yarın günü yapılacak büyük kurultayı başladı. Ekrem İmamoğlu’nun Divan Başkanı olduğu 38’inci kurultay için genel başkan adayları da salona geldi. 100. yaşını kutlayan CHP’de bugüne kadar 19’u olağanüstü olmak üzere 56 kurultay gerçekleştirildi. CHP’nin 38. Olağan Kurultayı ise “İkinci yüzyılda demokrasi ve birlik kurultayı” sloganı ile 4-5 Kasım’da Ankara Spor Salonu’nda yapılıyor. Divan başkanlığını Ekrem İmamoğlu’nun yapacağı kurultayda 13 yıldır genel başkanlık görevini sürdüren Kemal Kılıçdaroğlu, Manisa Milletvekili Özgür Özel yarışacak. Kurultayda konuşan Örsan Öymen, seçimlerin demokratik olmadığını öne sürerek adaylıktan çekildiğini açıkladı. CHP’de genel başkan adaylığını açıklayan isimlerden İlhan Cihaner adaylıktan çekildiğini duyurdu. Olağan kurultayın gerçekleştiği salonda sahne karşısında tribünlerin sağ tarafında Özgür Özel destekçileri ve sol tarafında Kemal Kılıçdaroğlu destekçileri yer aldı. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu salona selamlamasının ardından Genel Başkan Adayı Özel ile tokalaştı. KILIÇDAROĞLU VE ÖZEL YETERLİ İMZAYA ULAŞTI CHP’nin 38’inci Olağan Genel Kurultayı’nda genel başkanlık seçimi için yeterli imzayı toplayan Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel, genel başkan adayı oldu. Divan Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Sonuç olarak, başvuruları olan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel yeterli imza sayısına sahiptir. 2 adayımız, Kurultay’ın biraz sonra takdirlerine sunulacaktır. Hayırlı uğurlu olsun” dedi. KILIÇDAROĞLU'NDAN AÇILIŞ KONUŞMASI CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kurultay’ın açılış konuşmasını yapmak için kürsüye çıktı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından gündemi okuyan Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu’nun Divan Başkanı seçildiğini açıkladı. İMAMOĞLU'NDAN AÇIKLAMALAR Divan Başkanı olan Ekrem İmamoğlu, “Partimizin 38’inci Olağan Kurultayı’nın ülkemiz, milletimiz ve demokrasimiz için hayırlı sonuçlar getirmesini diliyorum. CHP bir kongreler ve kurultaylar partisidir. Cumhuriyetimiz kongreler ve kurultaylar üzerinde yükselmiştir” dedi. Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Bülent Ecevit ve Deniz Baykal’ı anan, geçmiş CHP liderlerini selamlayan İmamoğlu, “Mayıs 2010’dan beri partimize büyük emek vermiş Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na saygılarımı ve şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu. “CHP bu toprakların en kapsayıcı siyasi geleneğidir” diyen İmamoğlu, “İnsanlığın evrensel değerleriyle beslenir. CHP, altı ok ilkeleriyle kendini ifade eden insanca ve hakça düzen talep eden herkesin partisidir. CHP, Anadolu gibi renkli ve bereketli, Türkiye gibi cesur ve güçlüdür. Eksik ve hatalarıyla 100 yıllık tarihimiz bizim onur ve gurur tarihimizdir” ifadelerini kullandı. KILIÇDAROĞLU'NDAN SEÇİM, DEĞİŞİM VE TÜZÜK MESAJLARI CHP lideri Kılıçdaroğlu, Kurultay’da şunları söyledi: “Partinin yükünü taşıyan örgütlerdir. Örgütler 100 yıllık birikimimizin temel taşlarıdır. Hiç kimse örgütün otoritesini, dayanışma ruhunu sarsamaz. Ben dahil hiç kimse kendisini partinin üstünde göremez. Sizleri zaman zaman üzdüm. Sizi üzecek, utandıracak hiçbir şey yapmadım. Hep sizler için, Türkiye için mücadele ettim. Bu parti bütün kurultaylarından güçlenerek çıkmıştır, yine güçlenerek çıkacaktır. "TÜRKİYE'NİN 7 SORUNU" Türkiye’de demokratik laik hukuk devleti ilkeleri işlememektedir. Güçler ayrılığı ilkesi bitmiştir. Milyonları yardıma muhtaç hale getirmek saray politikası haline gelmiştir. Türkiye fiilen yarı açık cezaevine döndürülmüş durumdadır. İktidarda kalmak için her türlü hile ve sahtekarlığı yapmak meşru politika haline gelmiştir. Ülkenin dış politikası fiilen iflas etmiştir. Yanlış dış politikanın bedeli olarak Türkiye sığınmacı deposu haline dönüştürülmüştür. Bu 7 madde tablonun bir yüzü. Sarayın ahlaki ve siyasal meşruiyeti sorgulanması gerekir. Bu biz CHP’lilere verilen görevi göstermektir. Gerçek anlamda demokrasiyi getirmek, sorunları çözmek zorundayız. Asla umutsuzluğa kapılmayacağız. "SIRTIMDAKİ HANÇERLERLE SEÇİME GİRMEK ZORUNDA KALDIM" Tarihin bize yüklediği sorumluluk; 6 lider oturduk, bu tabloyu anlattım ve ‘Ülkede demokrasi yok. Tarihin bize yüklediği sorumluluk var’ dedim. 6 parti bir araya geldik. Ülkeyi nasıl yöneteceğimiz için çalıştık. Ortak mutabakat metni hazırladık. Sağlıktan milli eğitime, dış ticaretten teknolojiye kadar her alanda… Arkasından demokrasiyi getirmek ve güçlendirilmiş parlamenter sistem için anayasal değişiklikte neler yapmalıyız diye güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmasını yaptık. Adaylık sırasında masadan kalkmalar masaya dönmeler yaşandı. Sırtımdaki hançerlerle seçime girmek zorunda kaldım. Ateşi ve ihaneti gördük. Yalana dolana rağmen, milyonlarca sığınmacıya rağmen çalıştık yılmadık, yıkılmadık, boyun eğmedik. Hançerlerle beraber yükümüz ağırdı. "DEĞİŞİM DİYENLER DEĞİŞMEYENLER" Seçim bitti, kazanamadık. Daha nefes almadan değişim söylemleri başladı. Değişim diyenler uzun süredir değişmeyenlerdir. Seçimden sonra ilk işim onları değiştirmek oldu. İlk değişimi 2019’da söyledim. En büyük değişimi yaşayan parti CHP’dir. 2020, 2021, 2022 ve 2023. En büyük değişimi yaşayan parti CHP’dir. "CHP SAĞA KAYDI DİYENLER SAĞINI SOLUNU BİLMİYOR" ‘CHP sağa kaydı’ diyenler sağında solunda ne olduğunu bilmiyor. CHP halkın partisidir. Avrupa’nın en güçlü sosyal demokrat partisi CHP’dir. Bazen değişimin içinde olanlar değişimi fark edemezler. Biz muhalefet politikamızı da değiştirdik. Sosyal kimlikler üzerinden politika üretmeye başladık. Namerde boyun eğmedim, eğmeyeceğim. Bir kere de olsa haramzadelerin sofrasına oturmadım, oturmayacağım. Benim yerim Halil İbrahim sofrası. Benim evim benim sarayımdır, benim mutfağım benim mutfağımdır. Sarayın sofrasına gidip diz çökmedim, doğru bildiğimi hep savundum. "CHP'Yİ NASIL KARIŞTIRDIKLARINI İYİ BİLİYORUM" 7 Mart 2023. Grup toplantısında ‘Bay Kemal’in yol arkadaşı olmak zor’ demiştim. Emeklinin, memurun, işçinin hakkı yendiği zaman Bay Kemal gibi direneceksiniz. Bay Kemal’in yol arkadaşı olacaksınız mülakatta hakları yenilen çocuklarımızın hakları yenildiğinde bakanlığı önüne gideceksiniz. Bay Kemal’in yol arkadaşı olmak için yoksul kesimlerin sesi olacaksınız. Bay Kemal’in yol arkadaşı olmak için hiç kimsenin yaşam tarzını sorgulamayacaksınız. Bay Kemal’in yol arkadaşı olmak için yoksulluğu anlatmak için Et Balık Kurumu’nun önüne gideceksiniz. Bay Kemal’in yol arkadaşı olmak için Şanlıurfa’da sabahın köründe işsizler kahvesine gideceksiniz. Bay Kemal’in yol arkadaşı olmak için Çubuk’ta linç girişiminde bulunurken aslanlar gibi dik duracaksınız. Bay Kemal’in yol arkadaşı olmak için başka partilerin CHP’yi dizayn etmelerine izin vermeyeceksiniz. CHP’yi nasıl karıştırdıklarını çok iyi biliyorum. TÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİYLE YAPILACAKLAR Kaptan olarak gemiyi limana sağlam götüreceğimi herkes bilsin. Bir tüzük kurultayı yapacağım değişim nasıl olur bütün dünya öğrenecek. Dalgalara karşı güvenli limanın taşlarını öreceğiz. Cinsiyet kotası getireceğiz yüzde 50 kadın-erkek. Yığma üyeye son vereceğim. Milletvekilliğini 3 dönemle sınırlayacağım. Belediye meclis üyeliklerine kontenjan getireceğiz. Danışma kurulunu 3 kez toplamayan il düşmüş olacak. Mahalle temsilcilerimiz bir kadın bir erkek olacak. Bugüne kadar çözmekte zorlandığımız en zayıf halkamız ev hanımları. Onların sorunlarını dinlememiz lazım. Kadın üye sayısını artırın. Aktif üye-pasif üye uygulamasını getireceğiz. Her yerde ön seçim olacak. Genel sekreterlik makamını güçlendireceğiz. İç denetim mekanizmasını getireceğiz. Seçimlerde en başarılı olan 5 ilin başkanı Parti Meclisi üyesi olacak. Yeniyi inşa edeceğiz ve daha güçlü inşa edeceğiz. Bunları gerçekleştirdiğimizde köklü bir yenilenmeye imza atmış olacağız. Bir sonraki kurultayda ben de aranızda oturup seçilen genel başkanı alkışlayacağım. Önümüzde yerel seçimler var; daha Bursa’yı, Denizli’yi, Balıkesir’i alacağız. Aslanlar gibi mücadele edeceğiz.” ÖRSAN ÖYMEN ADAYLIKTAN ÇEKİLDİ CHP Genel Başkanı adayı Örsan Öymen, partisinin 38. Olağan Kurultayı’nda açıklamalarda bulundu. Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Sırtımdaki hançerlerle seçime girmek zorunda kaldım” sözlerine yanıt veren Öymen “13 yıldır girilen tüm seçimler kaybedildi. Hepsinde mi sırtınızdan hançerlendiniz? 2019 seçimlerini zafer olarak ilan edemeyiz. 39 milletvekilini oyu yüzde 2-3’ü geçmeyen partilere hediye ettik. Böyle bir şey olabilir mi?” ifadesini kullandı. Öymen, “39 Milletvekilini oyu %1-2’yi geçmeyen partilere hediye ettik. Anayasa değişikliğinde AKP ile işbirliği yaparlarsa sorumlusu kim olacak?” diye konuştu. CHP Genel Başkan adaylığından çekildiğini açıklayan Örsan Öymen şunları söyledi: CHP 38. Olağan Kurultay süreci ne yazık ki, medya ambargosu, adaylık imza tekeli, delegeye yönelik baskılar gibi uygulamalar nedeniyle, anti-demokratik bir ortamda gerçekleşmiştir. Kurultay, partideki bozuk düzenin bir parçası veya uzantısı olanların yarışına dönüştürülmüştür. Bu nedenle CHP Genel Başkan Aday Adaylığı’ndan çekilmeye karar verdim. Bu Kurultay’da, kim kazanırsa kazansın, kaybeden ne yazık ki CHP ve Türkiye olmuştur.” DELEGELERE SIKI MARKAJ Kurultayda 1368 kurultay delegesi, yeni genel başkanı ve PM üyelerini belirleyecek. REKLAM CHP Genel Başkanlığına aday olabilmek için 65, Parti Meclisi üyeliğine aday olabilmek için ise 10 delegenin imzası gerekecek. Kurultay öncesi her iki adayın da delegelerin desteğini almak için attıkları adımlar dikkati çekiyor. Bu kapsamda Özgür Özel, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile görüştü. Çelik, 185 İstanbul delegesinin Özel’i destekleyeceğini açıkladı. CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol önderliğinde 55 il başkanı, kurultay delegelerini temsilen Kılıçdaroğlu’nu desteklediklerini deklarasyon yayımlayarak duyurdu. PM VE YDK ÜYELERİ DE BELİRLENECEK “İkinci yüzyılda demokrasi ve birlik kurultayı” sloganı ile yapılacak 38. Olağan Kurultay’da genel başkanın yanı sıra Parti Meclisi (PM) ile Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyeleri de belirlenecek. Kurultayda adaylar arasında uzlaşma sağlanması durumunda PM seçimlerinin “blok liste” ve “fermuar” yöntemiyle gerçekleştirilmesi bekleniyor. Blok listede uzlaşma olmaması durumunda her aday “anahtar listesi”ni açıklayarak çarşaf listeden kendisine yakın isimlerin PM’ye girmesini sağlamaya çalışacak. CHP’de 60 kişilik PM, kurultay sonrası en yetkili kurul olarak görev yapıyor. MYK üyeleri, PM içinden atanırken milletvekili ve belediye başkanları listeleri de yine PM tarafından onaylanıyor. ÖZEL: ATATÜRK'ÜN PARTİSİYİZ Sizlerle aynı çatı altında olmak, aynı havayı solumak, aynı partide siyaset yapmak büyük onur. Hepiniz hoşgeldiniz, şeref verdiniz. Bugün buraya dalları ülkemizin her köşesini saran, yaprakları insanımıza umut olan ulu çınarın gölgesine geldik. Geçmişten gelen büyük emaneti taşımanın yanında gençlerin gelecek hayalini hedefimiz sayan. Onların kaygılarının, korkuların yükünü sırtlarında taşıyanlarız. 1 Mart tezkeresinde ABD’de verdiği sözü tutmak için BOP Eş Başkanının gelip de Meclis’e dayattığı tezkere o olmasaydı 1 milyon Amerikan postalının memleketine basacağı tarihte buna engel olan Deniz Baykal’ın partisiyiz. Milliyetçileri sokak duvarlarına değil, Ege’nin, Akdeniz derin sularına, Afyon’un haşhaş tarlalarına, Kıbrıs’ın Beşparmak dağlarına yazan Karaoğlan’ın, Bülent Ecevit’in partisiyiz. Ülkemizi çok partili rejimle tanıştıran, kaybettiği ilk seçimden sonra ‘Benim en büyük zaferimdir’ diyebilen Garp cephesi komutanı, Lozan’ın kahramanı İsmet Paşa’nın partisiyiz. Türkiye Cumhuriyeti ve Cumhuriyet Halk Partisi ‘iki büyük eserimdir’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisiyiz. "CHP'Yİ İKTİDAR YAPMA GÖREVİ" Bizim kurultaylarımızın en önemli özelliği liderden, yöneticiden talimat almaz; ancak onlara görev verir. CHP kurultayları sadece kendi partimiz için değil ülke siyasetini de şekillendirir. Bugün sadece partimizin yönetim kadrosunu belirlemeye, partimize genel başkan seçmeye gelmedik. Yeni bir hikayeye başlamak, Türkiye siyasetini yeniden şekillendirmek için buradayız. Özellikle tarihimizdeki iki büyük kurultay, memleketimizin önüne önemli hedefler koydu ve ardından da partimizi iktidar yaptı. Gazi Mustafa Kemal’in liderliğindeki Sivas kongresi mandayı, himayeyi reddetme, bağımsızlığı ilan etme görevi vermişti. Yoksul, çaresiz bir halktan kurtuluş savaşçıları yaratmanın ilk adımıdır Sivas Kongresi. Burada bize ve kendinize yeni bir görev vereceksiniz. Bu görev Türkiye’nin ikinci yüzyılında CHP’yi yeniden iktidar yapma görevidir. 1972 kurultayımız ise önümüze yeni bir vizyon koyan, hayatın, siyasetin akışını değiştiren diğer kurultayımızdı. Kurultay Bülent Ecevit’i genel başkan seçilmişti. Bu kurultaydan çıkan sonuç bizi iktidara taşımıştır. Kongerimizin özellikle çok sevilen, gönülden bağlı olunan, hayranlık duyulan Atatürk’ün silah arkadaşı İsmet İnönü ile zamanı gelmiş, vefalı vedasından alacağı büyük bir ilham var. "ÜLKEMİZ AĞIR BEDELLER ÖDEDİ" Partimiz 1979’dan bu yana 44 yıldır ağız tadıyla iktidar olamadı. Kurultaylarımız 44 yıldır bizlere görev veriyor. İyi niyetli çabalara rağmen 44 yıldır bunu beceremedik. İkinci yüzyılın ilk kurultayındayız. Ben sizi sadece bir genel başkan bir parti meclisi seçecek olağan kurultayın olağan delegeleri olarak görmüyorum. Sivas kongresi delegelerinin ruhunu görüyorum. Karşımda sosyal demokrasiyi iktidar yapan 1972 kongresinin inancını görüyorum. Ben bugün tribünlere, sahaya baktığımda sizlerin gözlerinizin içine baktığımda parti tarihini bilen, her biri tertemiz, hiçbir bagajı olmayan, sosyal demokrasiyi benimsemiş delegeleri, pırıl pırıl partilileri, pırıl pırıl gençleri görüyorum. 44 yıldır delegelerimizin verdiği görevi yerine getiremediğimizde hem partimiz hem ülkemiz ağır bedeller ödedi. CHP iktidar olmadıkça ardı ardına sağ partiler ülkeyi yönettiler. CHP’siz iktidarlar ülkeyi yoksullaştırdı. Kimliker arası gerilimlerle ülkeyi kutuplaştırdı. Eğitimi çökerttiler. Bizden daha geri kalmış ülkeler yanımızdan geçerek gittiler. Birer birer zenginleştiler, birer birer demokratikleştiler. Biz ise yoksullaştık ve otoriterleştik. Kurucumuzun verdiği muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma hedefini yerine getiremedik. "HESABI KİM ÖDÜYOR?" Kurucumuzun Atatürk’ün gösterdiği yönde 45 bin dolar, bu tarafta 4 bin 500 dolarlık fakirlik var. CHP’nin seçim kaybının maliyeti deyince bazı arkadaşlarımız şöyle dar bir çerçeveden bakıp, ‘seçime hep beraber girdik, birlikte kaybettik, hesabı niye sadece Kemal Bey ödüyor’ diyor. Ben bu yaklaşımı reddediyorum. Hesabı dünyanın en güzel ülkesinde bütün dünyanın hayal kurduğu bu ülkede yaşadığı halde dünyanın başka ülkelerinde hayal kuran gençlerimiz ödüyor. Hesabı kredi borcunu ödeyemeyen siftahsız dükkan kapatan esnaflar, yoksullar, fakirleşerek, işsiz kalarak ödüyorlar. Niteliksiz eğitime mahkum olan, yeterli beslenemeyen, barınamayan üniversiteli öğrencilerimiz ödüyor. Adaletten yoksun cezaevine atılan siyasetçilerimiz, gazetecilerimiz ödüyor. Birileri var ki, bu hesabı canıyla ödüyor. Güvenli olmayan madenlerde hayatını kaybeden emekçilerimiz, tren kazalarında yitip giden evlatlarımız, depremlerde güvenli olmayan evlerde oturan yurttaşlarımız, kadın cinayetlerine kurban giden kadınlar canlarıyla ödüyorlar CHP’nin iktidarda olmamasının bedelini. Cumhuriyet yas tutma rejimi değildir. Yasları bahane edip, milli bayramları milli bayramları yasaklama rejimi hiç değildir. Marifet yas tutulacak acıları bitirmek, anaları da, gençleri de, babaları da güldürmektir cumhuriyet. PM VE YDK ÜYELERİ DE BELİRLENECEK Sokağın sesini duymazdan gelemeyecek yüreklerimiz var. Umutsuzluğa kayıtsız kalmayacak delegelerimiz var. Biz 6 okumuzdan mahçup olmayacak, cesur davranacak, sokaktan, meydandan korkmayacak, örgütü yük ya da bataklık olarak görmeyecek bir parti anlayışına hızla evrilmek durumundayız. Özeleştiri yapılmamasına, bu ağır yenilginin sorumluluğunun alınmamasına karşı çıkanlarız. Bir yoldayız. Bu yolculuk ‘sana söz’ deyip boynunu bükük bıraktıklarımızdan helal istediğimiz yolculuktur. Kapısının önünde gözyaşı döküp, ant içip hesap soramadığımız Somalı madencilerin adalet yolculuğudur. Cumhuriyetimizin birikimi tüm olduğu gibi dış politikada da terk edildi. Uluslararası ilişkiler kişisel hesapların, egoların, pazarlıkların yürütüldüğü alana dönüştü. Bu şahsi kararlar ayrıca ülkemizi bir sığınmacı deposuna dönüştürecek olmadık bir didişmenin, lüzumsuz bir çekişmenin, komşumuzun iç işlerine karışan 4,5 milyon mülteciyi Türkiye’ye getirecek bir süreci tetikledi. Bugün de dış politikadaki durum son derece can yakıcıdır. Bir terör örgütü olan Hamas’ın gece yarısı attığı füzelerle yaptığı katliam, bunu araçsallaştıran İsrail devletinin devlet terörüne dönüştü. CHP olarak kimden gelirse gelsin terörün her şekline ve İsrail’in devlet terörüne asla ve asla seyirci kalamayız, kınıyoruz ve lanetliyoruz. "EMEĞİN PARTİSİYİZ" CHP’nin yurtta barış dünyada barış ilkesiyle dış politikada yapıcı, yön gösterici, katkı sağlayıcı bir yaklaşımı göstermesi gerekir. Dış politika iktidara bırakılamayacak kadar mühim ve önemli alandır. Sol ve sosyal demokrat partiyiz. İçim acıyor. Fransa’yla, Yunanistan’la diplomatik temaslarla yürütülmüyor olması CHP gibi köklü bir partinin siyaset yapış biçiminde kabul edilebilecek süreç değildir. CHP olarak tüm siyaset anlayışımızla değişmeliyiz. Halkın sesine kulak vererek değişmeliyiz. Biz sosyal demokrat partiyiz, emeğin partisiyiz. İktidara benzeyen yöntemlerle ortak aklı reddeden kararlarla yönetilemez. Hatalarda ısrar ederek, değişime direnerek yönetilemez. Atatürk’ün koltuğunu istediği bir kişiye devredebileceğini düşünmek kurultayın iradesini buraya gelen delegeyi hiçe saymaktır. "HANÇER SÖZÜNÜ ÜSTÜME ALINMADIM" Aldığım en çok tebrik, destek böyle zorlu ve gergin süreçte eleştirilerimizin kişiselleşmemesi ve tutturduğumuz dilin seviyesidir. Kimse bizden bugün bu seçimi kazanmak için 6’sında Pazartesi sabahı partinin sırtına yük olacak konuşmayı kimse bizden beklemesin. 60 ilden fazla ile gittim. Son 4 yılda gitmediğim il kalmadı. Partim için, genel başkanım, Cumhurbaşkanı adayım için çalıştım. Bundan sonra da çalışmaya ve saygıda kusur etmemeye önem vereceğiz. Elbette kırıldığımız, üzüldüğümüz hususlar oluyor. Yaş olarak, mevki olarak bu sıkıntıları göğüslemek durumundayız. Biraz önce sayın genel başkanımızın kullandığı ifade, kapının önünde onlarca mikrofona, onlarca kameraya dönüştü. Diyorlar ki ‘sayın genel başkan bir hançerden bahsetti, bu hançer sizinle ilgili mi?’ Vallahi hiç üstüme almadım. CHP’de hançer yok, hançerleyecek kimse de yok. Sayın genel başkanım benim de şu kadarcık diyecek bir şeyim varsa, en iyi siz bilirsiniz ki, ne partide ne partililerde hançer olmaz. Bizim partide kılıç da olmaz. Hani seçimlere 2 gün kala sizin atadığınız önce Atatürk’e sonra da size olmadık laflar söyleyen kadını, sizin bir arkadaşıma sordum dediğiniz kişi Hasan Cengiz çıktı. Bu Hasan Cengiz geçtiğimiz günlerde güya bütün danışmanlar gitmiş, sayın genel başkanımız kılıç getirmiş. Üstüne de ‘değişimciler için kılıçlar çekildi’ yazmış. Lafım sayın genel başkana olamaz. Ama CHP’de danışmanım diyen ama profil resminde Recep Tayyip Erdoğan olan, değişim diyenlere kılıç çekenlerin alnını karışlarım. "CHP'DE BU PARTİNİN EVLATLARINI GÖRECEKSİNİZ" Sizleri zarfı sandığa attıktan sonra değersiz gören bir anlayışı asla kabul etmiyorum. Geçtiğimiz dönemde partide çok kritik bir süreç vardı. Yukarıda Rusya-Ukrayna savaşı, doğuda Azerbaycan-Ermenistan meselesi, aşağıda Mavi Vatan Kıbrıs, Libya, münhasır ekonomik bölgeler anlaşması. Ege’de silahlandıran adalar sorunu. CHP’de Dış Politikadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı yoktu. Kovid’de sağlıktan sorumlu genel başkan yardımcımız yoktu. Tayyip Erdoğan tahıl koridoruyla dünyaya caka sattı. Dünyanın en büyük algı operasyonlarıyla yürüyen büyük bir yalanın sürdürüldüğü seçimler boyunca bizim medya ve iletişimden sorumlu genel başkan yardımcımız yoktu. Bütün gençler TEKNOFEST’le ilgilenen savunma sayaniy konusunda bir uzmanımız yoktu. Biz bu ülkeyi, bu partiyi daha iyi yöneteceğimizi söylerken yarınki parti meclisi listelerinde ne göreceksiniz? Bizim PM listelerimizde yarın baktığınızda bilim yönetim kültür platformunda boş neresi varsa Türkiye çapında dış politikacı, makro ekonomist, önemli bir üniversitenin başındaki maliyeci, bir teknoloji şirketini ARGE’sinin başında bir isim. Hangi alan boşsa o alana yönelik bilim insanlarından. Ama öyle geçmişinde CHP’ye, Atatürk’e, sola dil uzatmışlar değil bu partinin evlatlarını göreceksiniz. "ÖN SEÇİMİN TEMİNATI BİR GENEL BAŞKAN OLACAĞIM" Genel başkanı sınırlayabilen, denetleyebilen, şeffaf kanallarla yöneteceğiz. Yepyeni bir katılım mekanizmasından bahsedeceğim. Halka rağmen değil üyenin, delegenin halkla temasından aldığı ve genel merkeze taşıdığı katılımcılıktan bahsediyorum. Delegeleri seçimli kurultaylarda delegelerin bilgisinden, donanımından yararlanamıyoruz. Her biri bizim kadar aydın, çalışkan, bilgili, kendi bölgesini hepimizden iyi bilen delegelerin mutlaka ama mutlaka karar alma süreçlerine katkıda bulanmasından yanayız.Ön seçimin teminatı bir genel başkan olacağım, söz veriyorum. Ayrıca bu ön seçimin çok düşmanı var. ÖNERİLEN VİDEO

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

deneme
dedektif | özel dedektif | fixbet giriş